Geçen yine odama fizik çözmeye giderken kendimi Ayna konserinde buldum. Gerçekten çok şaşırtıcı. Üst komşumuz da RTE Üniversitesi’nde bilgi işlemde olduğundan kendi odasındaki balkondan izledik böyle. E az kaldık malum çocukların başı ağrıdı, benim sınavlarım var. Dönüşte de elimi araba kapısında ezdiğimden odama dönüşüm elimin üstünde dondurulmuş havuç poşetiyle oldu. 
Adamlar çok mütevaziydi, bayıldık.

Geçen yine odama fizik çözmeye giderken kendimi Ayna konserinde buldum. Gerçekten çok şaşırtıcı. Üst komşumuz da RTE Üniversitesi’nde bilgi işlemde olduğundan kendi odasındaki balkondan izledik böyle. E az kaldık malum çocukların başı ağrıdı, benim sınavlarım var. Dönüşte de elimi araba kapısında ezdiğimden odama dönüşüm elimin üstünde dondurulmuş havuç poşetiyle oldu. 

Adamlar çok mütevaziydi, bayıldık.

boğaziçi iktisat arkadaşlar.

sınav haftası. dersanedeki yalnızlığım. okuldan kaçıp dersanede ders çalışmak. son 7 gün, yani 9 sınav. 1 haziranda tüm kitap mitap ne varsa kaldırıp 3 ay boyunca kendi kabuğuma çekilmek istiyorum.

*bugün en çok da bugün anladığım diğer şeyse, çok anlayışlı olmak, hoşgörülü olmak ya da alttan almak, en çok da kişiyi yoruyor. bundan dolayı ki, biraz umursamaz olalım bazen. kafalar böyle daha rahat, gerçekten. en azından bakıp bakıp üzülmece olmuyor.

“Gelmeyeceğim,” dedi şımarık çocuklar gibi. Halbuki ikisi de biliyordu, ne şımarıktı, ne de çocuk.  Ama “bitti, ben yokum” dedi, “gelmem” dedi. O, üstelemek şöyle dursun, “gel” bile demedi. Burda bitti. Halbuki, aynı şekilde ikisi de biliyordu ki, gel dese gelecekti. E nasip, kısmet böyle şeyler bi yerde.

Diş teli ağrıyan insanı üzmeyin, hatta sevin, sıcak bişiyler ısmarlayın ve gerekmedikçe de sinirlendirmeyin.

Yani kubilayla her gün 7-8 saat aynı havayı soluyoruz, varın psikolojimi siz düşünün….

benimyuzumden ile aynı sınıfta olduğumuzu biliyor muydunuz?

Bi hayalimin daha yitip gitmesini dinledim böyle, annemden, sınav haftasına pilim kalmadı, hepimize iyi tatiller.

Kendi evimde dünyanın en iyi ayar veren adamından 2 seans ayar yiyişimin hikayesi.

Tüm sınıfta oluşan coğrafya fobisinden dolayı bu sabah okula gitmedim. Ablamla oturduk trigonometri çözdük. Sonra eve pazarlamacı iki kişi geldi. Hayır efendim aslında onlar pazarlamacı değil. Bir tanesi Cerrahpaşa’da fizik tedavici(bu adamın adı hakan ya da hasan ama biz ona kısaca erkeğin orospusu diyoruz) diğeri de sağlık meslek mezunu tirebolulu bir kardeşimiz olan ramazan(ona da kısaca allah sana kolaylık versin diyoruz)dı. Biz bunları evde iki genç kız olmamız sebebiyetiyle eve sokmak istemiyoruz ama zorla giriyorlar. Girerken de paylıyorlar bizi. Zaten konuşma boyunca sürekli adamın (hasan) bizi göt etme çabası var. Sürekli yerden yere vurdu bizi. Bu insanlar evimize resmen zorla girip bize bir refleksiyonlu mefreksiyonlu ayakları titreten bir alet tanıtıyorlar. Tabi bizim Hasan bayağı dilli bişey, çirkef de. Bi bok bildiği yok aslında. Tabi bu sırada annem evde değil. Ablamla ben varız. Bi çekingeniz, şaşkınız, korkuyoruz, lan diyoruz, aklımıza bildiğin türk filmleri geliyor da ehehe mehehe kafasındayız, çaktırmıyoruz. Bu sırada şaşkınlıktan bir şey ikram etmeyi akıl edemiyoruz. Adam bize nereli olduğumuzu soruyor. Yabancı mısınız, rus, gürcü müsünüz nesiniz bi çay ikram edin diyor(herif cidden niyeti bozdu arkadaşlar). Gidip kahve hazırlıyorum tabi.Neyse bayağı bi anlatıyor bizim abiler, tabi biz yemiyoruz, akşama yine gelicez deyip gidiyorlar. Vay vay vay vay diyoruz, toparlayamıyoruz, kaldıramıyoruz ablamla ve dışarı yemeğe gidiyoruz, annem de bu sırada dönmüş oluyor. Bunlar tekrar geliyor. Biz daha samimiyiz tabi. Anneme anlatıyorlar ama annem yemiyor, kadın biliyor bu olayları. Adam bişeyler anlattıkça, annem aksini söylüyor, evde bulunan herkes anneme hak veriyor(ramazan dahil) ve adam çirkefliğini konuşturuyor. 21 bin lira para aldığını söylüyor şirketten ama kemerinin derisi soyuk soyuk(nası bi ikilemeyse). Neyse bize ne adamın parasından lan.(21 bin.) Ve Hakan abimiz Ramazanı hiç konuşturmuyor, Ramazan garip ve öksüz. Aynı zamanda çok tatlı bi abimiz. Sanırım adam öyle deli yalanlar atıyor ki Ramazanı açık verir diye konuşturmuyor ÇÜNKÜ RAMAZAN DÜRÜST. Annem Hasanı bayağı bi bozuyor, koyuyor kapının önüne. Bu sırada Ramazan bana voleybolcu olup olmadığımı soruyor, konuşuyoruz, el sıkışıyoruz. Böylelikle hayatıma büyük bir atraksiyon katmış oluyorum. Teşekkürler Hakan ve Ramazan. 

Gerçekten biri öyle bi gelsin ki, ikimiz de unutamayalım. Rüya olmasından da korkalım içten içe ama sen yine gel şaşırt bizi.

sakinnun:

bazı   geceler  uyanmak   için     bir   sebep   aramakla  geçer.

sakinnun:

başkaları cehennemse

başka  şehirler nedir ?

Hadbakalım, yeni başlandı.

Hadbakalım, yeni başlandı.

Amcam anneme, buket çok soğuk bir kız ya dedikten sonra amcama karşı da bakış açım değişti. Bu akşam mutfak masasında otururken aradı, geliyorum bir şey istiyor musunuz dedi. Ben de erikkk eriik alsın erik dedim. Gelirken getirmiş sağolsun. Yalnız, akşam birinin arayıp da, geliyorum bir şey istiyor musunuz demesine ihtiyacım varmış, bunu anladım. Bir garip oldu içim, erik dedim, gofret deseydim daha iyi hissederdim. Özellikle üzgünken, sanırım ihtiyacımız olan şey akşamüstü gelen telefon ve evde bir şeyin eksik olup olmadığı sorusu.

Ve biriyle konuşmaya başladığınız o ilk zamanlar, çok daha rahat ve mantıklı bir insanken, zaman geçtikçe saçma, kurallarına sadık olmayan ve iradesiz biri haline geliniyor. Sebebini bilmiyorum tabi, ama o ilk zamanların muhabbeti, paylaşımları, mutluluğu, zamanla yerini saçma ve anlamsız muhabbetlere, sürekli iğnelemelere ve tahammülsüzlüğe bırakıyor. Çünkü zamanla öyle yoruluyorsunuz ki, kaldıramıyorsunuz. Siz daha makul bir şey istiyorsunuz. Daha masumane.. Ama karşıdakinin içini tam anlamıyla bilemeyebiliyorsunuz. Bu seferki düşüş, daha fena oluyor ve hadi bakalım, tekrar başa sarmaca.

d&r’den ibretlik indirim, kaçırmamalıyım.

d&r’den ibretlik indirim, kaçırmamalıyım.